18 Aralık 2016 Pazar

Terör örgütleri neden hep Sünni

el-Kaide, İşid, Boko Haram, el-Nusra vs...
Bütün terör örgütlerinin Sünni olduğuna, hiçbir Şii terör örgütü bulunmadığına dikkatinizi çekerim.
Paylaş:

Eset islamcıların ve aydınların vicdanlarını lekeledi

Bana göre Eset'i savunmak İsrail'i savunmaktan çok daha büyük bir kabahattir. İsrail işgalcisi bile Eset'in yanında Zemzem suyu ile yıkanmış gibi duruyor.

Eset sadece müslümanları ve masum insanları katletmekle kalmadı aynı zamanda insanlarımızın, islamcılarımızın ve birçok hak arayıcısı adamlarımızın vicdanını lekeledi.

İran Eset ile arasını ayırmadıkça bütün kardeşlik hukukunu ayaklar altına almıştır. Kimse Şii/Sünni kardeşlik ve vahdet güzellemesi yapmasın. Çünkü inandırıcı olması mümkün değil.
Paylaş:

Tüm Suriye kızları bir Esma Eset etmedi

Suriye'nin kızları ve kadınları Esma Eset gibi giyinselerdi, onların maruz kaldığı katliam ve acılara karşı dünya ayağa kalkardı. Ama çarşaflı, ağır giysili müslüman sünni kadının çektikleri dünyanın umrunda değil. Hatta bir tek Esma Eset'in tüm Suriye kadınlarına karşı tercih edildiğini bu yüzden Batı'nın ve içimizdeki Batı kafalılarının Eset'e "GİT" diyemedikleri aşikar.
Paylaş:

16 Aralık 2016 Cuma

Araf'a Düşmek ve Araf'tan Çıkmak

Araf cennet ile cehennem arasındaki yerdir.

İnsan hayatı boyunca en az bir defa oraya düşer. Kimi bunun farkındadır, kimi değildir. Kimi ondan çıkabilmiştir, kimi çıkamamıştır.

Paylaş:

Ali Şeriati de bir Şii misyoneri idi

Ali Şeriati de öteki bağnaz mollalar gibi bir Şii misyoneri idi. Aradaki tek fark üslup farkı idi.
Ali Şiası Safevi Şiası'dan alıntı:
"Bugün de Ali Şiası’nm tebliğ odağının çok zayıflamasına karşın yine de bir Ali Şiası âliminin dilinden ya da kaleminden Ehlisünnet âlimlerinin ve Şii olmayan aydınların kulağına bir eser ya da bir söz ulaştığında onları devrimci bir biçimde değiştirmiştir."

Paylaş:

Suriye'yi ancak Sünnilik kurtarır

Suriye'yi kurtaracak olan yalnızca Sünniliktir.
Bu çok önemli.

Dikkat edin bunu bir mezhep bağnazlığı içinde söylemiyorum. Sünnilik sadece namaz kılma şeklimiz ile değil, aynı zamanda düşünme biçimimiz, dinimiz tarihimiz ve kültürel mirasımız ile de alakalıdır.
Şia hepimizi zehirledi.

Paylaş:

Hüsnü Mahalli Arap Baharı'ndan önce cihatçıları destekliyordu

Hüsnü Mahalli Arap Baharından önce bal gibi el-Kaide'yi, Taliban'ı, Çeçen mücahitlerini savunuyordu.
Hatta bi ara Kürşat Bümin ile Çeçenistan'daki bir okul baskını üzerine ağır bir polemiğe girmişlerdi. Çeçenler 1 Eylül 2004'te Osetya cumhuriyetinde bir okulu basıp öğrencileri rehin almışlar, Ruslar da okula operasyon düzenleyip bazı öğrencilerin ölümüne sebep olmuşlardı.

Paylaş:

3 Aralık 2016 Cumartesi

Sinek Metaforu

Sinek en zayıf ve en değersiz böceklerden olduğu halde tanrılaşan inançsız zalimlere bir örnek/mesel olarak kullanılmıştır. Bununla ilgili hem Kuran'da hem de İslam ve Yahudi mitolojisinde örnekler vardır.

Kuran'da şöyle der (Hacc 73): "Ey insanlar! Size bir örnek verildi. Şimdi ona iyi kulak verin. Sizin Allah’tan başka taptıklarınız bir sinek dahi yaratamazlar, hepsi bunun için toplansalar bile. Eğer sinek onlardan bir şey kapsa, bunu ondan kurtaramazlar. İsteyen de âciz, istenen de." Bunun üzerine müşrikler "Allah bula bula sinek örneğini vermiş?" diye tezyif etmeye çalışınca başka bir ayette (Bakara 26): "Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez." buyurdu.

Burada çağın zalimlerine ve onların tanrılarına sinek üzerinden misal vermek gerçekte onların acziyetine ağır bir misaldir.

İslam mitolojisinde de Nemrut ve bazı başka rivayetlerde Firavun için sinek metaforu kullanılmıştır. Rivayete göre kulağından içeri giren bir sinek onu öldürmüştür. Bir sinek tarafından öldürülmek Tanrı (!) için ağır bir ceza olsa gerek.

Yahudi mitolojisinde de benzer bir olay vardır. Titus bir Roma imparatoru idi. Roma tarihi içinde en fazla sevilen imparatorlardan biridir. Ne varki MS. 67 isyanı sırasında Yahudiye bölgesinde isyanı bastırmak için görevli bir general idi. Titus isyanı bastırmış, Kudüs'ü yerle bir etmiş ve Süleyman mabedini yıktırmıştı. Yahudiler imparaor Titus'un kulağından beynine giren bir sinek tarafından öldürüldüğünü rivayet etmişlerdir.


 

Paylaş:

1 Kasım 2016 Salı

Sözkonusu vatansa gerisi teferruattır sözü Mete Han'a ait

Asya Hunları'nın efsanevi lideri Mete Han iktidara geçince komşu ülkenin lideri bu genç lidere gözdağı vermek üzere elçiler gönderir.

Ondan atını vermesini ister. Mete Han divanı toplar ve görüşlerini sorar, hemen herkes bunun kabul edilemez olduğunu söyler. Mete Han ise bir at için savaşmaya değmez der ve atını gönderir.

Komşu lider tekrar elçi gönderir ve bu sefer cariyesini ister.

Divan yine toplanır ve hemen herkes bunun kabul edilemez olduğunu söyler. Mete Han bir cariye için savaşmaya değmez diyerek cariyelerinden birini gönderir.

Komşu lider yine elçisini gönderir (alışmış kudurmuştan beterdir misali) İki ülke arasındaki önemsiz bir küçük arazi vardır, onu Mete Han'dan ister. Divan toplanır ve bazıları "zaten önemsiz bir yer ver gitsin" derler. Mete Han ise, "Söz konusu vatan toprağı ise gerisi teferruattır" diyerek divanda "ver" diyenleri cezalandırır ve ordusu ile komşu ülkeye saldırır onların ülkesini haritadan siler. 🙂



Paylaş:

4 Ekim 2016 Salı

Araf Süresi 188. ayetin meali hakkında


Araf süresi 188.
وَلَوْ كُنْتُ اَعْلَمُ الْغَيْبَ لَاسْتَكْثَرْتُ مِنَ الْخَيْرِ وَمَا مَسَّنِىَ السُّوءُ

Bu ayeti aşağıda 35 tane meal içinde sadece Yaşar Nuri Öztürk ile Süleyman Ateş'in meali doğru olarak yapılmış. Diğer hepsi de yanlış...

Mealler, hepsi de sadece aynı anlamı, farklı şekilde ifade etmeye çalışan birbirinin kötü kopyası olmuş. Elbette tek bir örnek ile böyle bir yargıda bulunmuyorum ama açıkçası bu tablo karşısında şaşırdım, hayal kırıklığına uğradım. (Maruf Çetin)

***

Abdulbaki Gölpınarlı: Gaibi bilseydim daha fazla hayır elde etmek isterdim ve bana bir kötülük gelmezdi.

Abdullah Parlıyan: Eğer insan kavrayışının ötesinde akılla bilinemeyip, sadece vahiyle bildirilen gerçekleri bir bilseydim, elbette daha çok hayır yapmak isterdim veya çok hayırlara ulaşmış olurdum ve bundan dolayı da, bana hiçbir fenalık dokunmazdı.

Adem Uğur: Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı.

Ahmed Hulusi: (Mutlak) gaybı biliyor olsaydım, elbette hayrına çoğaltırdım. Bana kötülük de dokunmazdı.

Ahmet Tekin: Ben, eğer duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini bilseydim, kazancımı, menfaatlerimi çoğaltmayı, durumumu iyileştirmeyi, mutluluğumu artırmayı isterdim. İnsan cinsinin başına gelen hiçbir kötülük, hiçbir sıkıntı da bana dokunmazdı.

Ahmet Varol: Eğer gaybı biliyor olsaydım, hayrı artırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı.

Ali Bulaç: Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı.

Ali Fikri Yavuz: Eğer ben gaybi bilseydim, (zarar ve tehlikelerden sakınıp) elbet daha çok hayır yapardım ve bana hiç bir fenalık dokunmazdı, (hiç yenilmez ve bir ihtiyaç içinde kalmazdım.)

Ali Ünal: Eğer mutlak manâda gaybı, (dolayısıyla gelecekte ne olacağını) da bilmiş olsaydım, (hiç zarar etmeden) sürekli kârda olurdum; hem (ona göre tedbirimi alırdım da,) bana ne bir zarar dokunurdu, ne de başıma bir kötülük gelirdi.

Bayraktar Bayraklı: Eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı.

Bekir Sadak: De ki: «Allah'in dilemesi disinda ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda degilim. Gorulmeyeni bileydim, daha cok iyilik yapardim ve bana kotuluk de gelmezdi.

Celal Yıldırım: Eğer gaybı bilmiş olsaydım, iyilik yapmayı daha da çoğaltırdım ve bana kötülük de dokunmazdı.

Cemal Külünkoğlu: Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim, muhakkak ki, daha çok hayır yapmak isterdim ve bana kötülük de dokunmazdı.

Diyanet (eski): Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana kötülük dokunmazdı.

Diyanet Vakfı: Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı.

Edip Yüksel: Gizliyi bilseydim mal varlığımı arttırırdım, bana kötülük de dokunmazdı.

Elmalılı Hamdi Yazır: Eğer ben bütün gaybi bilir olsa idim daha çok hayır yapardım ve kötülük denilen şey yanıma uğramazdı.

Gültekin Onan: Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı.

Harun Yıldırım: Eğer gaybı bilseydim elbetteki hayrı artırırdım ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı.

Hasan Basri Çantay: Eğer ben ğaybı bilseydim elbet daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiç bir fenalık da dokunmazdı.

Hayrat Neşriyat: Çünki gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde ederdim ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı!

İhsan Eliaçık: Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı.

İlyas Yorulmaz: Eğer ben gaybı bilseydim, öncelikle hayrımı çoğaltırdım da, bana kötülük dokunmazdı.

İmam İskender Ali Mihr: Eğer ben gaybı bilseydim, hayrı mutlaka çoğaltırdım, bana bir kötülük dokunmazdı.

Kadri Çelik: Gaybi bilseydim, daha çok iyilik yapardım ve bana kötülük de dokunmazdı.

Muhammed Esed: Eğer insan kavrayışının ötesinde olanı bilseydim, muhakkak ki, bahtiyarlık adına ne varsa ondan payıma daha çoğu düşerdi ve kötülük asla yaklaşamazdı bana.

Mustafa İslamoğlu: Zira eğer gaybı bilseydim, kendime tüm güzelliklerden daha çok pay ayrılmasını sağlardım, üstelik kötülük de semtime uğrayamazdı.

Ömer Nasuhi Bilmen: Ve eğer ben gaybı bilir olsa idim, elbette hayırdan daha çok şeyler yapardım, ve bana kötülük de dokunmazdı.

Ömer Öngüt: Eğer gaybı bilseydim, elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı.

Sadık Türkmen: Eğer gaybı bilseydim hayrı/iyiliği daha çok yapardım. Ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı.

Suat Yıldırım : Şayet gaybı bilseydim elbette çok mal mülk elde ederdim, bana hiç fenalık da dokunmazdı.

Süleyman Ateş: Eğer gaybı bilseydim, elbete çok hayır (mal ve mülk) elde ederdim. Bana kötülük dokunmamış (beni cin çarpmamış)tır.

Şaban Piriş: Eğer ben, görülmeyeni bilseydim, iyilik yapmayı artırırdım ve bana bir kötülük de dokunmazdı.

Ümit Şimşek: Eğer ben gaybı bilmiş olsaydım bundan pek çok yarar sağlardım; kötülük de bana dokunmazdı.

Yaşar Nuri Öztürk: Eğer gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapardım. Ama bana kötülük dokunmamıştır bile.
Paylaş:

Blog Arşivi

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *