29 Aralık 2015 Salı

Tarafgir olanın Şahitliği kabul edilmez.

Şahitlik tarafsız/yansız olmayı gerektirir ve bu yüzden de tarafgir olanın şahitliği kabul edilmez.

Maide suresinde (116. ayet) Hz. İsa'nın (as) sorgulanması ve şahitliği bölümünde enfes bir tablo vardır. 

"(Allah İsa'ya sorar) Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sen'de olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen.(116) Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen'din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.(117) Eğer onları azablandırırsan, şüphesiz onlar Senin kullarındır, eğer onları bağışlarsan, şüphesiz aziz olan, hakim olan Sen'sin Sen.(118)" (Maide 116-118)

Hz. İsa burada tamamen yansız durmuştur. Özet olarak diyor ki, "Ey Allahım (haşa) eğer öyle bir şey söylediysem bunu zaten sen bilirsin. Ben onlara sadece doğru ve güzel olanı söyledim. Yine de kafir olmuşlarsa da onlar senin kullarındır. Dilersen onları bağışlarsın, dilersen de azab edersin." Dikkat edin, Hz. İsa kendisi dahi haksız yere suçlanmasına rağmen onlara karşı tamamen yansız tarafsız bir şahitlikte bulunmuştur. Buna cevaben 119. ayet şöyle diyor: "Allah dedi ki: Bu, doğrulara, doğru söylemelerinin yarar sağladığı gündür. Onlar için, içinde ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı oldu, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur." (Maide 119)


 

Paylaş:

0 yorum:

Yorum Gönder

Blog Arşivi

İletişim

Ad

E-posta *

Mesaj *